EFESiN EFESi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelismis Arama

 

HABER ARA


Gelismis Arama

 

sinemason


Gülen Kireç

Kubilay KAPLAN

26 Mayıs 2014, 11:17

Kubilay KAPLAN

KÖY öğretmenleri vardır, topraktan biten ve güneşle yıkanan köy çocuklarının zihnini nakış nakış işleyen.
Köy öğretmenleri vardır nereden gelip nereye gittiklerini kimselerin bilmediği.
Köy öğretmenleri vardır, aradan yıllar geçse de isimlerini hiçbir şeyin silemediği.
Ben bugün burada hayatımın bir kesitinden geçen ama ismi kalbimizden hiç silinmeyen bu meçhul kimliklerden birisini yad edeceğim.
İlkokul ikinci sınıfa yeni geçmiştik.
Eylül sonlarına sarkan uzun yaz mevsimlerinden  biri dışarıda  olanca sıcaklığıyla devam ediyor, biz onbeş on altı kadar çocuk, köyümüzün üç derslikten ibaret okulunda öğretmenimizin gelmesini bekliyorduk.
Derken sınıfın gri boyalı ahşap kapısı açıldı ve içeriye oldukça uzun boylu zayıf bir kadın girdi.
Onda ilk dikkatimi çeken şey omuzlarında dağılan dalgalı siyah saçları ve yüzüne astığı kocaman bir gülümsemeydi.
Sınıfa ilk girişinde bizimle birşeyler konuştu mu hatırlamıyorum ama kara tahtaya beyaz tebeşirle iki sözcük yazdığını dün gibi hatırlıyorum: Gülen Kireç.
Tam karşımızda duran ve o zamanlar bana bir futbol sahası kadar büyük görünen kara tahtaya yazılan bu iki sözcük bende ilk önce farklı çağrışımlar yaptı.
Tahtaya yazılan bu sözcükleri okuyup, çocuk zihnimle elimde olmadan gülen bir kireç düşündüm.
Uzun boylu zayıf kadının tahtaya yazdığı bu iki sözcüğün onun adı ve soyadı olduğunu öğrenmemiz uzun sürmedi.
Evet ikinci sınıf öğretmenimizin adı Gülen, soyadı da Kireç’ti.
Sınıftaki zeki öğrencilerden birisi olarak bilindiğim için Gülen öğretmenimizle aramda kısa sürede üstelik oldukça sıkı bir bağ kurulmuştu.
Birkaç kere uzun parmaklı ve kemikli ellerini yüzümde hissettim tabi  yani arada yaptığım yaramazlıklar neticesinde suratımda birkaç küçük şefkat tokadı patlamıştı.
Onun haricinde daima sevecen, daima bizlere birşeyler öğretme çabası içinde olan öğretmenimize karşı içimde derin bir saygı birikiyordu.
Günler yıldırım hızıyla geçti ve Gülen öğretmenimiz,iki yıl boyunca bizim kahrımızı çektikten sonra okulumuzdan ayrılıverdi.
İzmir’in Selçuk İlçesi’ne atanmıştı.
Yollarımızı ansızın ayıran bu gelişmeden sonra bile arada okulu ziyaret edip bizlerle ilgileniyor ve yeni öğretmenimize durumumuzu soruyordu.
Ondan sonra sınıfımıza birkaç öğretmen daha geldi ama yeri asla dolmadı.
O yıllarda, köyümdeki üç derslikli ilköğretim okulunda öğrendiğim şeylerden, Matematik, Hayat Bilgisi, Türkçe derslerinden hiçbirisini hatırlamıyorum.
Fakat sınıfa ilk girdiği gün tahtaya Gülen Kireç yazan ve bizim çocuk kalbimizi sıcaklığıyla fetheden öğretmenimi asla unutmadım. Şimdi nerededir ve ne yapıyordur bilmem.
Hayatta mı değil mi onu da bilmiyorum ama onun da bizleri asla unutmadığını düşünüyorum.

 

Bu haber 1402 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
10 KASIM...09 Kasım 2015
kaplama tuğlası

ANKET

SELÇUK'UN TANITIMI TURİZM AÇISINDAN, SİZCE YETERLİ Mİ ?




Tüm Anketler

10 KASIM...09 Kasım 2015
İztaş izmir evden eve nakliyat

ANKET

SELÇUK'UN TANITIMI TURİZM AÇISINDAN, SİZCE YETERLİ Mİ ?




Tüm Anketler

www.efesinefesi.com efes selçuk torbalı kuşadası haber portalı
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi